İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, AKP’ye geçiş sürecinde yaşananları ilk kez anlattı.
Yeni Asır’a konuşan Tugay, 23 Temmuz’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’la görüşmesini “kırılma noktası” olarak nitelendirdi. “Süreci ben de tam olarak bilmeden yaşadım” ifadelerini kullanan Tugay, Karabağlar’da 440 hektarlık alandaki kentsel dönüşüm sorununu ele almak için Kurum’la görüştüğünü söyledi.
‘KEŞKE AK PARTİ’YE GELSEN’
Sözlerinin devamında Tugay, kentsel dönüşümün konusunun ardından Kurum’la arasında geçen “transfer” diyaloğunu şu sözlerle anlattı:
“Bu konunun ardından bana Bakan Kurum, ‘İzmir nasıl gidiyor? Ne yapıyorsunuz?’ dedi. ‘Vallahi elimizden geleni yapıyoruz ama epey bir sıkıntımız var’ dedim. ‘Bağımsız olarak mı devam edeceksin?’ dedi. ‘Şu anda öyle düşünüyorum. Herhangi bir verilmiş kararım yok’ diye cevap verdim. Geçmiş dönemde İzmir’e ulaşmaya çalıştıklarını ama belediye başkanları tarafından dışlandıklarını söyledi. ‘Biz ne zaman bir şey yapmak istesek hep bunu engelleyecek adımlar attılar. Biz de bundan mutsuzuz’ dedi. Ve tecrübeli bir siyasetçi olduğu için bu noktada ‘Keşke sen AK Parti’ye gelsen de daha uyumlu çalışsak’ dedi. ‘Bağımsız olarak da bunu yapamaz mıyız?’ dedim. O da ‘Öyle de olur ama siyasetin doğası gereği AK Parti’yle olursan daha da başarılı işler yaparsın’ dedi ve kafamda böyle bir parantez açtı. Açıkçası o andan sonra düşünmeye başladım. O gün Bakan Murat Kurum’un bana olan sıcak ve dostane tavrından çok etkilendim. Sonraki süreçte de hem sayın Kurum ile birkaç görüşmemiz oldu hem de dolaylı olarak konunun Cumhurbaşkanı’na iletildiğini, onun da böyle bir şeyi istediğini söylediler. Epeyce bir düşündüm.”
EN ÖNEMLİ SORUN KENTSEL DÖNÜŞÜM
Kentsel dönüşümün kentin en önemli sorunu olduğunu belirten Tugay, deprem riski taşıyan yapıların acilen dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Önceki belediye yönetimlerinin TOKİ ile iş birliğine mesafeli yaklaştığını ifade eden Tugay, göreve geldikten sonra TOKİ ile çalışmaya açık olduğunu dile getirdi.
Bakanlarla yaptığı görüşmelerde geçmiş dönemde İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yeterli iletişim kurulmadığı yönünde geri bildirimler aldığını belirten Tugay, bu durumun merkezi yönetim kurumlarında İzmir’e karşı bir soğukluk oluşturduğunu savundu.
İzmir’in tarihî mirasının ve antik kentlerinin turizm açısından önemli bir potansiyel taşıdığına dikkat çeken Tugay, Kemeraltı ve Basmane bölgelerinin iyileştirilmesi gerektiğini kaydetti. Tugay, bu çalışmaların hayata geçirilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı, vakıflar ve diğer kurumlarla iş birliği yapılmasının önemini vurguladı. Geçmişten gelen iletişim eksikliğinin bu süreçte engel oluşturduğunu ifade etti.
‘KİMSESİZLER’ SÖZÜNE AÇIKLAMA
7 Ekim’de AKP Grup Toplantısı’nda rozeti takıldıktan sonra kürsüde konuşma yapan Tugay’ın, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir” sözünü Erdoğan’ın sözüymüş gibi aktarması tepki çekmişti.
Konuya dair açıklama yapan Tugay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmiş konuşmalarından alıntıladığı sözlerin yanlış anlaşıldığını belirtti. Tugay, “AK Parti kimsesizlerin kimsesidir” ifadesini, Erdoğan’ın yoksul, gariban ve mazlum insanlara sahip çıkma yönündeki sözlerine atıfta bulunarak kullandığını ifade etti.
Atatürk’ün “Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir” sözünü de bildiğini vurgulayan Tugay, Cumhuriyetin bu mirasına sahip çıkmanın ve kimsesizlerin yanında olmayı amaçlamanın birbirine engel olmadığını savundu.
Siyasete kimsesizlerin yanında olmak amacıyla girdiğini belirten Tugay, Atatürk’ün sözünün inkâr edilmediğini ifade ederek, AKP’nin de bu mirasa sahip çıkma iddiasının neden eleştirildiğini anlamadığını dile getirdi.
NEDEN AKP’YE GEÇTİ
“Bakan Murat Kurum ile görüşmeniz sonrasında ne düşündünüz? Aldığınız kararda o konuşma etkili oldu mu?” sorusunu yanıtlayan Tugay, İzmir halkı için en iyi olanın bu olduğuna kanaat getirdiğini söyledi.
Tugay, göreve geldiğinde belediyeyi plansızlık, birikmiş sorunlar ve ciddi borç yüküyle devraldığını belirterek, iki buçuk yıllık görev süresinde bütçeyi dengelediğini ve belediyenin kadrosunu toparladığını savundu.
İzmir halkına verdikleri sözleri yerine getirmek için önlerinde en fazla iki buçuk yıl kaldığını vurgulayan Tugay, trafik, ulaşım ve altyapı sorunlarının çözümü için zamana, deneyime ve kaynağa ihtiyaç duyduklarını ifade etti. Kentte arıtma tesisleri, kanalizasyon ve içme suyu şebekesinin yenilenmesi gerektiğini belirten Tugay, su kıtlığı riskine karşı deniz suyu arıtma tesislerinin kurulmasının da önemine dikkat çekti.
Göreve geldiğinde İZBETON’un ciddi bir borç yükü altında olduğunu ve kentsel dönüşüm projelerinde sorunlar yaşandığını kaydeden Tugay, İzmir’in sorunlarını çözmek için yeni bir yol ayrımına geldiğini söyledi. Tugay, AKP hükümetinin İzmir’e yardımcı olacağına kanaat getirmesinin ardından birlikte çalışma kararı aldığını belirtti.
‘ERDOĞAN ETKİLİYOR İNSANI’
Tugay, 30 Eylül’de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan’ı daha önce yalnızca havaalanında kısaca gördüğünü belirten Tugay, Külliye’deki görüşmede Cumhurbaşkanı’na ilişkin izleniminin değiştiğini söyledi.
İzmir’de geçmişte yapılan çalışmalara hâkim olduğunu ve deprem konusundaki değerlendirmelerinde kendisini haklı bulduğunu belirten Tugay, Erdoğan’ın yaklaşımını “babacan” ve “doğal” olarak nitelendirdi. Tugay, görüşmeden olumlu yönde etkilendiğini ifade etti.
ERDOĞAN’LA NE KONUŞTU
Tugay, Erdoğan’la görüşmesine dair şu açıklamalarda bulundu:
“Külliye’deki görüşmemizde benim o tahmin ettiğim, tanıdığım Tayyip Erdoğan’dan çok daha başka bir insan gördüm. Mesela İzmir’de geçmişte yapılan işlere hâkimdi, çok enteresan. Uzun zaman önce yapılmış işleri hatırlıyor, biliyor, takip ediyor. Ondan sonra deprem konusunda mesela haklı olduğumu söyledi. Ben karşımda çok dolu, saygın; üstelik babacan, doğal bir yaklaşım içerisinde olan bir insan gördüm. O gün açıkçası ben kendisinden olumlu anlamda çok etkilendim.
Yakın diyalog kurduğunuz zaman her şeyden önce bir insan olduğunu, iyi yürekli bir insan olduğunu; ülkesine hizmet etmek için uzun yıllardır emek harcayan, çaba harcayan bir insan olduğunu görüyorsunuz. Etkiliyor insanı ister istemez.”
‘UNUTAMAYACAĞIM BİR GURUR YAŞATTI’
AKP Grup Toplantısı’ndaki konuşması sırasında Erdoğan’ın sahneden ayrılmadığının hatırlatılması üzerine Tugay, şu değerlendirmede bulundu:
“Ben o konuşmada Cumhurbaşkanımızın İzmir’e önem verdiğini; İzmir’e yatırımların yapılması, İzmir’in sorunlarının çözülmesi için her konuda destek olacağını duydum. Ondan dolayı bir güven geldi ve yakınlık hissi oldu. O hisle ben o konuşmayı yaptım. Ben hayatım boyunca, yıllardır siyasetteyim, herhangi bir lideri bir başkası aşağıda konuşma yaparken Genel Başkanın ya da Cumhurbaşkanımızın onun yanında durduğunu görmedim. Konuşmam sırasında Cumhurbaşkanımız orada beni dinledi, konuşmanın bitmesini bekledi, yalnız bırakmadı beni. Cumhurbaşkanımızın bu tavrı bana hayatım boyunca unutamayacağım bir gururu yaşattı. Yani bugün beni orada yalnız bırakmayan Recep Tayyip Erdoğan’ın, önümüzdeki süreçte İzmir’i de yalnız bırakmayacağına eminim.”
‘İZMİR İÇİN ÇOK İYİ OLACAK’
Tugay, “Son tahlilde doğru bir karar verdiğinizi düşünüyor musunuz?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:
“Çok düşündüm, risk aldım, ateşten gömlek giydim. Bunları insanların ifadesiyle söylüyorum; gerçekten kolay bir şey değil ama doğru yaptığıma inanıyorum. Benim için en büyük kazanç güçlü bir Cumhurbaşkanı’nın desteğini hissetmek oldu. Kendisi de belediye başkanlığından gelmiş bir insan. Şehirlerin durumunu, hizmet süreçlerinin hepsini çok iyi biliyor. Hep “Yatırımla, hizmetle, eserle yapmak lazım bu işleri” diyen bir insan. Ben güveniyorum ona; inanmaktan da öte, çok güveniyorum yani. O çok değerli bir şey, inanın. Sadece laf olsun diye söylemiyorum; bizzat yakından ilgileneceğini, takip edeceğini biliyorum yani. Ben de İzmir ile Ankara arasında o sağlıklı iletişimin kurulması için ne gerekiyorsa yapacağım. Güvenle başladığım için çok mutluyum. İçimde hiçbir tereddüt yok. İzmir için çok iyi olacak, hiç kimsenin şüphesi olmasın.”